PDA

'Full Versiyon'a Bak : Audi Elektronik Merkezi Görev Başinda!


TOPRAK
07-12-2005, 00:59
Alman otomobil üreticisi Audi’nin 2003 yılında kurduğu ve uzman kadrosunu tek bir çatı altında topladığı “Audi Elektronik Merkezi” günümüz ve geleceğin Audi markalı otomobillerinde kullanılacak elektronik bazlı teknolojileri geliştirme misyonunu üstlenmiş bulunuyor.
Otomobil endüstrisi son derece büyük bir değişim ve mücadelenin içinden geçiyor. Hem gelecekteki pazar trendlerinin hem de her şirketin kendi hedeflerinin aynı anda değerlendirilmesi gerekiyor. Rekabetçi ortam, içte ve dışta ilerlemeler yoluyla sürekli yeni trendler oluşturma ve tanıtma mücadelesi, elde edilen karı gösterme ihtiyacı, giderek artan yenilenme döngüleri ve kalite konusunda artan beklentiler işte bu zorlu mücadeleyi daha önemli kılmaktadır. Tüm bunların üstesinden gelmek ve belirleyici başarı faktörü olarak tanımlayabileceğimiz müşteri memnuniyetini temin etmek için insanların ve otomobildeki sistemlerin birbiriyle uyum içinde çalışmaları gerekmektedir.

Araçlara getirilen yeniliklerin yüzde 90’ının elektronik kategorisine girmesi, otomobil sanayindeki bu gelişim alanının öneminin altını çiziyor. İşin ilginç tarafı, yenilikçi fonksiyonların sunulması, sadece rekabet ortamında bir avantaj yakalanması ihtiyacından kaynaklanmıyor. Araç elektroniğinin öneminin giderek artmasında birçok değişik etken rol oynuyor. Bu gelişimin ardındaki itici güçler arasında; küreselleşme, müşteri odaklı yaklaşımlar ( örn. artan mobilite ), kişiselleştirilmiş araç fonksiyonlarına ve düzgün biçimde çalışan işletim sistemlerine duyulan talep olduğu kadar; markayı güçlendirme çalışmaları ve tabii ki, maliyet gibi şirket odaklı hedefler de sayılabilir.


Yeni gereksinimler: Bireyselleşme ve küreselleşme

Peki, şöyle sormak gerekirse örneğin müşteriler ne gibi elektronik fonksiyonları talep ediyorlar? Bir fonksiyondan nasıl fayda sağlıyorlar? Karmaşık fonksiyonları nasıl idare ediyorlar? Elektronik dünyası araçlar için gelecekte neler sunacak?

Audi Pazarlama Departmanı ise bu soruların yanıtlarını şirket çatısı altında oluşturduğu elektronik stratejisiyle çözümlemeye çalışıyor. Bunun içinde öncelikle pazar şartları değerlendirilmeye alınıyor. Çünkü lüks standartlar aynı zamanda, ülkeden ülkeye değişen müşteri ihtiyaçlarını yüksek bir kalite düzeyinde karşılamak anlamına da gelir. Bunu başarmak için, daha ileri düzeyde bireyselleşmeye ve elektronik alanında da pazarın bölünmesine hazırlıklı olmak gerekmektedir. Müşterinin giderek daha fazla farklılaşan ihtiyaçlarıyla birlikte otomobil sınıflarının sayısı artmakta, ancak bireysel sınıflar küçülmektedir. 1980’lerin ortalarında pazar dokuz homojen müşteri sınıfına bölünmüştü. On yıl sonra, bu rakam üçe katlandı. Günümüzde, 40’a yakın farklı sınıf ile bunun sonucu olarak ortaya çıkan farklı profile hizmet götürülmesi gerekmektedir.

Artan küreselleşme ise bambaşka bir eğilim göstermekteyiz. Örneğin Asya pazarlarındaki navigasyon (yön bulma sistemi) konusu bir bölgeden diğerine değişen ihtiyaçlardaki geniş farklılıkları örnekliyor. 3 boyutlu grafikler, canlandırılmış (anime) binalar ve gerçek imajlı temsillere sahip navigasyon/yön bulma sistemleri, hâlihazırda standart olacak biçimde sunuluyor. Asya karakterleri ( harfleri ) ile her bir ülkeye en uygun şekilde uyarlanmış MMI sistemiyle (yani Audi’nin Çok Fonksiyonlu Araç İletişim Sistemi) donatılmış otomobillerin üretimi, artık olmazsa olmaz bir gereklilik haline gelmiş durumda. Küresel bir oyuncuya yakışır şekilde, karakterler, modifiye sistem dilleri, birbirinden farklı ulusal ağ standartları ve yasal gereklilikler vb. tüm standartların karşılanması gerekmektedir.

Asya pazarı gibi, Doğu Avrupa ülkeleri de giderek hemen hemen tüm üreticiler için daha çok önem kazanıyorlar. Örneğin Audi Rusya’da Audi A8 modeliyle, lüks sınıfta 12 silindirli modeller içinde en büyük payı elde etti. Fakat bu liderliğin sürdürülmesi ve yükselen pazar potansiyelinin değerlendirilmesi için Kiril alfabesini kullanarak özel olarak Rus pazarı için modifiye edilmiş bir navigasyon sistemini sunmak artık bir zorunluluk haline gelmiş durumda.

Bunun gibi bölgesel farklılıkları teknik alanda hızla uygulamak için modüler bir yazılım gerekli. Modüler yazılım, tipik ulusal gereksinimlerin veya bireysel müşteri ihtiyaçlarının bilgisayar donanımından bağımsız olarak, esnek bir şekilde uyarlanmasına olanak sağlayacak. Bu da, müşterinin gözüyle göremediği elektronik alanın aslında ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor.


Trend: Daha fazla olasılık, daha hızlı değişim oranı

Müşterilerin araçta geçirdiği ve giderek artan sıklıkta ve uzun zaman, otomobilde daha fazla bilgi-eğlence sistemlerinin bulunmasını ve konforla kullanışlılığın bir arada bulunmasını artık zorunlu kılıyor. 1980’ler ile 1990’larda bilgi-eğlence sistemleri fazla değişikliğe uğramazken, son yıllarda ürün ve fonksiyon sayısında belirgin bir artış oldu. Örneğin, CD değiştirici önemini kaybetti; onun yerini de MP3 değiştirici, DVD değiştirici gibi elektronik aygıtlar ile hard disk sürücülerini birleştiren standart ara yüzler gibi geniş kapsamlı yeni ürünler almaya başladı. Otomobil geliştiren bir firma olarak, hızla büyüyen pazarda başarıyı sürdürmek için, ürün portföyünün istikrarlı bir şekilde geliştirilmesi ve müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanması gerekmekte...

Elektronik ürünlerin sayısının artmasının bir başka nedeni de müşterilerin araçlarını kişiselleştirmeye daha fazla ihtiyaç duymaları... Müşteriler, iPod, MP3 çalar veya USB çubuğu (mobil hafıza kartı) gibi mobil elektronik aygıtları araçlarına entegre etmenin ve MMI gibi bildik yöntemle çalıştırmanın yollarını arıyorlar. Buradaki zorluk ise, aracın ve onun elektronik işlevlerinin birbirinden tamamıyla farklı, gelişim ve ürün ömürlerini eşleştirmede yatıyor. Otomobil endüstrisindeki 3-4 yıllık gelişim periyodu ile yaklaşık 7 yıllık üretim - yaşam eğrisi ile, bilgisayarların, işlemcilerin ve diğer elektronik terminal aygıtlarının birkaç aylık gelişim dönemleri ile bir yıldan az süren üretim – yaşam eğrisi birbirleriyle çatışıyor. Yeni bir otomobil modeline entegre edilen elektronik sistemin, daha model pazara sunulurken, elektronik piyasasında o an mevcut sistemlerle karşılaştırıldığında eskimiş olduğunu söylersek fazla abartmış olmayız. Bu ikilemin çözümü, araçtaki elektronik sistemin sürekli olarak güncellenip geliştirilmeye uygun şekilde tasarlanmasıyla mümkün. Bu durum, gelişim aşamasını daha da karmaşıklaştırmasına karşın, otomobilin daha uzun dönemler için güncelliğini korumasını sağlıyor. Aynı zamanda yeni iş modelleri için de geniş bir alan sunuyor.


Trend: Karmaşık ama müşteri dostu

Otomobilde bulunan elektronik ürünlerin artan çeşitliliği, kaçınılmaz olarak daha yüksek bilgi düzeyi ve iletişim yoğunluğu yaratarak, insan-makine ilişkisini de daha karmaşık hale getiriyor. Ne var ki, müşterinin araçta bulunan teknolojik özellikleri güvenli ve içgüdüsel bir şekilde kullanmasına yardımcı olmaya önem verilmeli.

Araç sahiplerinin yaş bazında analizi sonucunda, “60’lı yaşların üzerindeki” müşteri sayısının arttığı ve satın alma gücünün 60 – 70 yaş aralığındaki müşteri kesiminde en yüksek seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, otomobilin içindeki elektronik donanımın, karmaşık sistemler için yaşa uygun ve düzgün çalışan işletim çözümleri sunması gerekmektedir. Bu gereksinimleri yerine getirmek için, otomotiv bilgi-eğlence işletiminde yeni standartlar tanımlanmıştır.

Audi MMI sistemi yaşlılar için de, kullanım kolaylığı, güvenlik ve bilgi iletişimi özelliklerini geliştirerek sunmaktadır. Özel 3 boyutlu kameralar aracılığıyla hareket tanıma, yeni gösterim teknolojileri ve lazer koruma, yeni konseptlerin uygulanmasında önemli unsurlardır. Geliştirilmiş güvenlik, destek fonksiyonları ve akıllı bilgi yönetimi ( örneğin trafik durumu kritik bir hal aldığında devreye giren çağrı kesme özelliği ) aracılığıyla temin edilmektedir.


Karlılık ve daha yüksek konumlandırma

Eğilimler kadar, şirketin kendi gereksinimleri de doğal olarak elektronik projelerini etkilemektedir. Elektronik konusunda önemli yeni gelişmeler ( sensör füzyonu gibi ) büyük ilgi ile izlenmektedir. Bir yandan müşterilere sunulan fonksiyonların çeşitliliği artırılırken, öte yandan da gelecekte bu sistemleri daha uygun fiyatlarla temin etmek mümkün olacaktır. Örneğin yeni Audi A6’daki elektronik ekipmanın görünümüne müşterilerin gereksinimlerine göre geliştirilen yeni, ilerici ürünler eklenmiştir. DVD’li navigasyon, akıllı anahtar kullanımlı erişim sistemi, LED arka farlar, Audi uyarlanabilir far sistemi, Bluetooth cep telefonu hazırlığı ile sürücü destek sistemleri, sipariş edilen elektronik ekipmanın ortalama değerini %50 oranında arttırmıştır.

Elektroniğin bir başka etkisi de, bazı özelliklerin üst pazar sınıflardan alt sınıflara hızlı bir şekilde yayılmasıdır. Örneğin, Audi A6’da renkli ekranlı navigasyon sisteminin ( bu sistem ilk kez Audi A8’de tanıtılmıştır ) kurulum oranı, birkaç yıl içinde Audi A8’deki orana eşit duruma gelmiştir. Bu eğilim diğer sınıflar için de gösterge niteliğindedir: Elektronik ürünler sadece üst sınıflarda boy göstermemekte; aynı zamanda da alt sınıflara doğru hızla yayılmaktadır. Elektronik donanımın çeşitliliği, bu ürünlerin sunduğu müşteri faydasına bağlıdır. Elektronik sistemler, hem ürünlerin hem de markanın profilini oluşturmada önemli role sahiptir.


Bir süreç zinciri yapısı olarak Audi Elektronik Merkezi

2003 yılında Audi’nin uzman kadrosunu bir çatı altında topladığı yeni Audi Elektronik Merkezi’ndeki çalışma koşullarıyla gelişim süreci daha da kuvvetlendi. Elektronik Geliştirme, Satın Alma, Kalite, Üretim, Servis ve Denetim alanlarında çalışan 750 personel için yedi katlı, teras stilli bina yapıldı. Çalışma yerleri, 21 bin metrekarelik oldukça geniş bir alana yayılıyor; toplam alanın 12 bin metrekaresi ofislerden; 9 bin metrekaresi ise atölyeler, laboratuarlar ve test donatımlarından oluşuyor.

Yedi katlı bu ofis kompleksi, cephesi ile öne çıkıyor. Binanın çatısı yavaşça aşağıya doğru iniyor. Yanları ve tavanı camla kaplı avlu ise, ofis bölümünü ikinci bina kompleksi ile birleştiriyor. Bu özellik, çalışanların masalarının üzerinden baktıklarında rahatlıkla atölye veya laboratuar bölgesini görmelerini sağlıyor. Mühendislerin ve teknisyenlerin kullandığı aletler, yoğun bileşen ve test donatımlarından, bilgi-eğlence sistemlerinin işletim konseptleri için kullanılan sürüş simülatörüne ve ışık tüneline kadar çeşitlilik gösteriyor.

Bağımsız proje ekipleri çapraz-disiplinli bir temel üzerinde ve birbirileriyle oldukça yakın bir şekilde çalışırlar. Birbirleriyle rahatlıkla iletişim kurarlar. Bu tip bir ortaklık ağı, bireysel davranışlardan arınmış bir şekilde, etkin takım çalışması için verimli bir temel sunar. Bu sırada, proje çalışması da belirgin ölçüde hızlanmış; bağımsız süreçler ise birbiri ardına değil, eş zamanlı olarak ele alınmış olur. Tüm bu yönler, Elektronik Merkezi’nin konseptinde ve mimarisinde dikkate alınmış ve şeffaf, açık konsepti ile de teşvik edilmiştir.

Personel ve ziyaretçiler için LAN bağlantılı, sayısız tartışma odası ve iletişim bölümleri, binanın en üst düzeyde işbirliği ve çalışma ağı gerçekleştirmeyi amaçlayan bir göz tarafından tasarlandığını gösteriyor. Tüm oyuncuların diyalog halinde olması ise çapraz disiplinli bir raporlama sistemi ile teşvik ediliyor. Bu sistem, düzenli aralıklarla araç raporları ile ilgili tüm durum raporlarını yönetime bildiriyor. Çözümlenmemiş sorular böylelikle, herhangi olumsuz bir etki meydana gelmeden tartışılabiliyor ve açıklığa kavuşturuluyor.

Elektronik Merkezi, böylece Audi’nin elektronik mühendisleri için etkin bir araç haline gelmiştir. Audi elektroniğinin işlevi ve kalitesi, uzman personelin çağdaş, müşteri odaklı araç elektroniğini uygulamasının ne kadar kapsamlı ve uzun bir çalışmayı gerektirdiğini gösteriyor. Bu aynı zamanda, doğru insanları, doğru yerde, doğru aygıtlarla buluşturup görevlendirmek meselesi veya başka deyişle, elektroniğe hâkim olmak için temel olarak bir sistem ve insan ağına ihtiyacınız var, demektir.

AGCA
07-12-2005, 01:05
toprak baskan bılgıler ıcın saol.

EmRe-Y
07-12-2005, 01:53
Toprak aBla BİlGilEr İçin TeşekKürler ;)

TOPRAK
07-12-2005, 02:37
onemlı degıl:)